Aşk Acısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aşk Acısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21.01.2013

In Brugges, Psikopatlar ve aşk acısının altın yolu


Martin McDonagh hem In Bruges’u hem de Seven Psychopaths’ı yönetmiş ikisine de başrol olarak Colin Farrell’i oturtturmuş bir yönetmen. Ben iki filmi de sevdim. Hem sıkıldım hem de sevdim. Çünkü filmleri öyle… Hani bir bayıyor bayıyor sonrasında “ellerini kaldır” diyen bir mafya adamına “kaldırmıycam… canım istemiyor” lafı geçiyor. Ahaha. Yani günlük hayatta böyle şeyler yok, her şey öyle ciddi ve gerçek ki filmerdeki saçmalığı seviyorum. I love absurd… 

In Bruges’ta da böyle bir diyalog vardı. Bir diyalog derken böyle bir sürü diyalog vardı güzel filmdi ikisini de ayrı ayrı tavsiye ederim. Şimdi diyaloğu anlatmıycam, biraz itici bir diyalog ama bak hatırladıkça güldüm mesela ahahaha…

Türk kahvesi inanılmaz güzel bir içecek her sabah içiyorum bu arada. Şimdi bir 3.yü içtiğimden kalbim resmen disko disko partizaniii yapıyor, hayırlara vesile…

Filmlerdeki böyle absürd sahneleri ve o sahnelerde –eğer dinliyorsanız- şu an çalan şarkı gibi eserlerin fon müziği yapılmasına bayılıyorum. Muhakkak ki güzel oluyor öyle filmler ve sahneler. Hem türk kahvesi içerken bu şarkı da iyi gider diye bunu koydum fona, umarım beğenmişsinizdir.

Bir ayrılığı atlatabilmenin en iyi yolu, yurtdışına çıkmak… Net! Tatil değil ama muhakkak ki yabancı bir memlekette olmanız gerekiyor. Çünkü bilindik tatil mekanlarında insana “ahh keşke yanımda olsaydı” hissiyatı doğuyor ama yabancı bir diyarda bu böyle değil. Metro sistemini çözücem, jeton alıcam, kaybolmamam lazım, şunlara yolu sorsam İngilizce biliyorlar mıdır? aa siz de mi Türksünüz, aa Türk müsünüz, İstanbul nasıl? felan derken hooop bitiveriyor aşk acısı.  Yani tatil için değil, keşfetme için yapılan bir gezi her türlü derde deva. Yani düşünün Kristof Kolomb’un kaşif olmasının ardında bir aşk acısı yatıyor olabilir. Kimse beni bir insanın sırf merak uğruna bir yerleri keşfetmeye gideceğine inandıramaz!! –burada psikopata bağlamış olabilirim-

Yani acaba diyorum ki Brüksel’e mi gitsek? Yazıyı nasıl toparlayacağını bulamamış blog yazarının çaresiz çırpınışları.
Ama olabilir de yani…
Öpering