Dukan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dukan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16.04.2013

Dukan Amca İle Zayıflıyoruz :)


Yaz demek deniz demek, sahil demek, kumsal demek, daha ince kıyafetler giymek demek, artık kiloları saklayamamak demek, medyanın-diyetisyenlerin-ünlülerin milyonlarca diyetlerinden kendimize en uygununu seçip de bunu nasıl uygulayacağımızı düşünmek demek.

Ben de size yardımcı olması açısından 21. Günümde olduğum Dukan diyetinden bahsetmek istiyorum. Çünkü ben bir diyete başlarken öncelikle diyetin kendisinin tanıtımından çok uygulayanların şahsi bloglarını ya da forumlarda yazdıklarını okumayı tercih ediyorum. Yalnız forumları okurken genelde “yeni başlıyorum sonucu yazıcam” tarzı yazılar okuyup, o sonucu göremediğimden kendim sonucunu bekledim yazmadan önce.

Şu an üniversite kilolarıma dönmenin ve istediğim her bir şeyi giyebilmenin çılgın sarhoşluğu içerisindeyim. O nedenle gerçekten özellikle bloğunu severek okuduğum ve diyette olduğunu bildiğim bazı arkadaşlarım için yazıyorum bu yazıyı.

Öncelikle Dukana harfi harfine uydum. Uymadığım kısımlar bu 21 gün boyunca sadece 2 gün biraz diyet ketçap kullandım, bazı günler kahvaltımı yağlı peynirle yaptım açıkçası, 2 gün de dışarda olduğum için yağ oranı epey güzel mis gibi mangal köftelerden yedim ve genelde bir bardaktan fazla süt içiyorum. Yani diyeti sadece tek öğünde ve abartmadan bozarsanız tabi ki de sonuç veriyor ancak bunların dışında hiçbir şey yemediğimi de söylemeden geçemeyeceğim. Yani hiç meyve yemedim, ekmek tatmadım bile, yağ hiç kullanmadım, sebzeleri abartarak hiç yemedim –hatta hala korkumdan çok az sebze yiyorum itiraf ediyim :(, kuru kayısıdır, kuru yemiştir tek lokma bile almadım, tek lokma dahi çikolata yemedim –yazar burada ağlıyor-, iş için gittiğimiz misafirliklerde uzatılan lokumları kibarca reddettim ve şu an 48-49 kilo arasında seyretmekteyim. 

Demem o ki hafta içi kasıp hafta sonu bozarak kilo VE-RİL-Mİ-YOR. 


Maalesef ki eğer gerçekten kararlıysanız ilk kilolarınızı atmak için hiç bozmamanız gerek. Bu da kilosu benim gibi ya da en fazla 6-7 kilo olanlar için ortalama 1 ay kesintisiz bozmamak demek. Bilemiyorum belki Dukan değil de başka bir diyet yapsaydım ve bu kadar kararlı olsaydım yine verirdim ancak okuduğum kitaptaki şu söz beni inanılmaz disipline etti: 
Bir lokma, balona bir iğneyle yaklaşmaya benzer.  
Yani tüm diyetimi silip süpürecek o lokmaya karşı tuttum kendimi hep. Çünkü aslında bir lokmanın zerre bir şey yapacağını düşünmesem de her zaman 2. Lokmayı tetiklediğini biliyorum. Çünkü o 2. Lokmaları engelleyemediğimiz için hayatımız boyunca hep diyetteyiz zaten. O nedenle o iğne lafı beni inanılmaz ürküttü.

Daha ilerde de muhtemelen yazacağım ancak diyetteyken bizi bekleyen tehlikeler ve savunma yollarını bir söyleyeyim istedim.
Dışarıya da çıksam işte de olsam kahvaltı menüsü fiks :)



 “Yaaa ye Bir Şey Olmaz” Diyen Arkadaşlar

Olur kuzum, olur annem, yemeyin! Bunu diyen insanları bazen anlıyorum bazen anlamıyorum. Çok kilolu olan insanlara bile bu şekilde yaklaşabiliyor insanlar. Zaten orada kilolu olan bir insan varsa ve diyet yapıyorum diye yemiyorsa, kendi iradesiyle bir savaş veriyor. Sen de o savaşı kaybetmesine neden oluyorsun. Benim başıma diyetin ilk başında geldi. Kına-Düğün ve ertesinde arkadaşlarımla bir organizasyonum vardı. Yine her zamanki gibi “ye ye ye” tezahüratları eşliğinde inanılmaz destek gördüm. Sonra düşündüm ve bunu paylaştım ki eğer her birinde her tahrike uyup bir kere yersem diyetimi 3 gün bozuyor oluyorum. Ee böyle olmuyor işte. O nedenle bunu kendilerine de aktardım, ısrar etmemelerini istedim. Eğer ki kilonuz fazla yoksa ve insanlar sizi zayıf görüyorsa bu durum inanılmaz zorlaşıyor. Ama sizzz benim gibi az bir fazlalığı olup yine de veremeyenler! Böyle tehditlere gazlamalara gelmeyin ve yemeyin! 

Bunun için en güzel savunma aracını Dukan Amca bulmuş. “Bana dokunuyor” Eğer sağlıkla ilgili bir şey olduğunu söylerseniz, insanlar da ısrar etmeyi bırakacaktır. Ya da midem ağrıyor falan deyin, ben öyle yapıyorum bazen.

Kasış ortamlardan bir diğeri alkollü arkadaş toplantıları, efenim bunda da yapacak bir şey yok, içmiyoruz haliyle. Alkolün zaten kalori değeri yüksek ve vücutta su tuttuğu da bir gerçek. Moral motivasyonun alkolün su tutması sebebiyle ertesi gün terazide çıkacak fazladan 1 kiloyla bozulmasına izin vermeyin anacığım. Hem vücudunuz da biraz dinlensin diyet boyunca. Onun yerine diyet kola tüketin öyle bir ortamda. Kolalar hakkında da saçma sapan bir sürü teori olduğundan onları da çok içmeyin. Hem ne olduğu hem de etkilerinin uzun vadede ne olduğu belli değil, bunu da dozundan tüketeceğiz işte.

Acil Durum Tatlısı 

Geçenlerde annem muffin yapmıştı ama ben kendi yapabildiğim basit tatlıyı haftada 2’yi geçmemek üzere öneriyorum. Ancak ben bu 21 gün boyunca tatlı olarak bunu bir kere yediğimi de söylemeden geçemeyeceğim. 

Bir yk nişastayı diyetimiz öneriyor. Bu 1 yk nişastaya bir bardağa yakın light süt (0,1 yağ oranlı) koyuyoruz biraz karıştıyoruz ki top top kalmasın içinde nişasta diye, sonrasında ısıtıyoruz. Kıvamı muhallebi gibi olması gerektiğinden ısıtırken yavaşça duruma göre süt ekliyoruz. Bu ısıtma işlemi bittiğinde, tatlımız piştiğinde tatlı kaynar durumdayken 2 tablet tatlandırıcı atıyoruz içine –isteyen 3 adet ya da toz tatlandırıcı da kullanabilir- bunun eriyip homojen dağılması için tekrardan hızlıca karıştırıyoruz. Sonra küçük bir kaba koyup, üstüne tarçını döküyoruz. Buzdolabına koyup bekletip afiyetle yiyoruz :)

Bunun dışında Dukan ile ilgili diğer sitelere bakarsanız, inanılmaz yaratıcı tarifler göreceksiniz. Şu an sadece diyete başlayacaklar için gaz olsun diye yazdım bu yazıyı.  

Yaza fit girmeniz dileğiyle, öpüyorum :)

27.03.2013

Dukan Wars


Bu dünyada İdo’nun yaptığı Diamonds remixinden daha kötü şeyler de var. Mesela tam bir elbiseyi beğenmişken bedeninin kalmamış olması, ya da kalanında leke olması gibi. Mesela saçının istediği renk olmamasını bu safhada anamıyorum, çünkü saç mevzusu tamamen trajedidir, mutsuzluk tanımı olmaz; yıkım olur, felaket olur. Eğer hey saç, istediğim renk olmazsan, felaketim olursun! Bu yüzden kuaföre 2 yıldır kesim-boya vesair için gitmiyorum, evde kesiyorum ya annemin elinden öpüyor saçlarım.
Her neyse, tam dedim artık ben de dukan diyeti yapıcam bu son kalan kilolarımı vereceğim dedim, felsefesini çözdüm, tarifler aldım -yeminle gözlerim kör oldu bu arada- bir baktım aşamalar için internette sana bilgi veriyorlarmış. Dukan denilen şey aşama aşama bilen bilir. Neyse a dedim doğum-yaş-kilo yazayım; yazdım “GO” dedim ne çıktı? İdeal kilonuzdasınız size dukan mukan yok!
Anam nasıl yani?! İdeal derken de şöyle bir şey hani zaten zayıfsınız gibi değil de, işte o testi yaparlarken soruyorlar kaç kilo olmak istiyorsun, kaç kilo oldun en zayıf, en şişmanken kaç kiloydun, ailen vs… Yani diyor ki “Gülümmmm sen ancaaaa bu kadar zayıf olursun; senin genetiğin böle, bunla mutlu ol, balık etli balık etli yaşa. Dukan bile sana çözüm olmaz!”
Hayatımda böyle bir ayrımcılık, böyle bir ötekileştirme yaşamadım ben! Ne diyorsun sen yaaa?! Siteye bak resmen; akıllı olsun! Ben bir kere o iğrenç yulaf kepeğini almışım, suyumu kazandım da içmişim, ekmeğimi bölmüş yememişim dukan yeme demiş çünkü, sen ne diyorsun allasen?! Yapıcam bana ne, gör sen zayıflayacağım da. Sonra sitene girip nihahaha diyeceğim NİHAHAHAHA terbiyesiz!
Off neyse, şu aralar diyet ekmek menülerine falan bakıyorum ekmeksizlik çok fena çünkü. Bu vesileyle ben de kek – muffin kaplarıyla haşır neşir olcam gibi. Anneme sordum var dedi. Ama bozulmuş olabilirler, bilemedim şimdi. “Her diyetin bir masraf” dedi kadın bana. Masraf dediği şey de yulaf kepeği ile süzme yoğurt. Sanki avokado istemiş, sanki havyarlı kraker yemem gerekiyormuş gibi bir azarlama çekti bana. Abovv. Süt de aynı işlevi görürmüş. Süzme yoğurt yerine süt, karbonat yerine kabartma tozu o yerine bu kullanarak tamamen farklı bir yiyecek yapacağız sanırım. Off neyse…