26.11.2012

A Fine Day To Exit


Şarkılar artık insanı gençliğindeki gibi etkilemiyor, bu çok acı değil mi?
Yeni çıkan bir albümü kaç kere ardı ardına dinleyebiliyoruz artık?

Biraz da eskilerden...

Ben üniversiteye hazırlanırken arkadaşımdan aldığım o zamanların dinleme aracı kaseti bir şekilde kendime çekmiştim. Biz o zaman bilmiyoruz Anathema falan… O zaman grubun yeni çıkan albümü de konu başlığını taşıyan albüm. Meğersem grubu tam olarak yansıtmayan bir albümmüş, bilen bilir Anathema baya doom metal grubudur, ilk albümlerinde baya brutal takılan bu grup bu albümle iyice yumuşamış, bir alternatif olmuş meğerse. Tabi o zamanlar bilgim yok öyle dinliyorum.
Ama nasıl dinleme, herhalde bir 150-200 kere baştan sonra dinlemişimdir çevir çevir... Yani tavsiye ederim müzik dinleyip ders çalışabildiğim tek grup ve tek albüm olma özelliğini taşır kendileri. Hem iyi bir üniversite kazanıp hem de tüm şarkıları anlayıp dinlememi hesaba katarsak bu gerçekten iyi bir tavsiye.

Şimdi ben bu albümün hangi şarkısına iyi diyeyim ki, bence hepsi iyi.


Bir kere Pressure’la başlayan albüm, o I don't care where you go you won't get away from me diyişi, hüznü, ağırlığı…
Release’le hızlanması, o güzel sözler, hold on bebem peki tutundum. “Reality is dawning Escape, spirit is awakening” şimdi gençtik ya o zaman hoşumuza gidiyor, yok kaçıştır yok bir uyanıştır yok ruhtur, maneviyat… Ama ben en çok crying in the distance  diye haykıran bölümünü seviyorum. Sonra bağırıyor calling out your name ve sonrasındaki solo. Ya nasıl muhteşemsin sen.
Looking Outside Inside da sonradan hazırlanan, bağıran, haykıran bir şarkı.
Leave No Trace nasıl da böyle karışık başlayan, duygusal, narinsin sen. The moment is passing you by, hep öyle geçip gidiyor işte, umurunda değiliz evet. Bu da çok güzel bir şarkı ya, bak yine hüzünlendim.
Underworld giderek tempoyu arttırıyor. Haşin sözleri var, daha agresif, daha isyankar. Albümün naifliğe gidişatını çötank diye kesiyor.
Barriers, ben bu albümde hüzünlü şarkıları daha çok seviyor olabilirim. Mesela bu şarkı benim modumu direk değiştirebilir. Bir anda daha on yedi olabilirim, “life don’t belong here”…
Panic, bu şarkıyı sevmiyor olabilirim. Aslında sadece giriş kısmı çok lök diye başlıyor, yoksa şarkının gidişatında bir problem yok bence. Sadece geçişte ruhsal bir şok yaşatıyor.
A Fine Day To Exit, albüme ismini veren parça işte bu! Albüme ismini veren parça olması çok riskli değil mi? Bunu genel olarak söylüyorum, koskoca albümün yükünü taşıyan bir parça. Hem albümün genelini yansıtmalı hem de gerçekten “iyi” olmalı. Bence bir şarkı için büyük bir yük bu. Her şarkı bu yükü taşıyamıyor keza bu şarkı da öyle.
Temporary Peace, ben bu şarkıya yorum yazamam ki, bu yani Allah çarpar, nasıl bir şarkıdır, nasıl bir hüzün barındırır? Süresine bakınca şarkıcık diyebileceğimiz eserin etkileyiciliği tokat gibi. Nasıl diyim Anathema klasiklerinden biri tabi ki değildir, hiç olamamıştır belki bilemiyorum ama benim göğsüme böyle biri bastırıp, göz yaşlarımı gözlerimden zorla söke söke alır bu şarkı. Beni taa 10-12 yıl öncesine götürür. Bununla biter böyle albüm. He bir de dalga sesleri ve he bir de sürpriz…

Genel olarak Anathema deyince akla gelen Parisienne Moonlight, Fragile Dreams, Angelica, Regret ilklerden Sleepless gibi çok bariz bir klasik barındırmayan bir albüm olsa da benim için her şarkısının yeri apayrıdır.  O nedenle sizinle paylaşmak istedim. Yolunuz bir gün tekrardan Anathema dinlemek isterse ya da büsbütün bilmeden Anathema’yı öğrenmek isterseniz alakasız ama iyi bir başlangıç olabilir.


İyi dinlemeler… 

25.11.2012

Gitar Parçalama Sanatı

Sabah sabah yorgun argın olup, şöyle güzel bir müzik dinleyeyim deyince fark ettim.
Neden artık gitarlarını sahnede döküp kıran, anfilere fırlatan asi rakçılar yok?
Sahi neredeler onlar?

Geçen yıl One Love’da Editors şöyle gitarını hafifçe yere bırakıvermişti. Atmak bile denemez yani hatta belki "bırakayazdı" gibi bir kalıp içinde bile kullanabiliriz... O kadar! Diğer tüm gruplar hiç böyle bir atraksiyona tenezzül dahi etmediler. Red Hot’a arkadaşımın düğünüyle çakışması nedeniyle gidemedim, sahi orada oldu mu öyle bir olay?

Sizden ricam yurdumda ya da yurtdışında böyle bir konser izlediyseniz söyleyin, hangi grupsa bir şekilde bilet temin edip en yakın konserine gideceğim.

İyi pazarlar : )


Bir gitar parçalama üstadı olarak Kurt ve Nirvana grubu

23.11.2012

Doğum Günü Çocuuu



2012 yılına ait doğum günüm oldukça renkli geçti, arkadaşlarım sağolsunlar :)
Öncelikle işyerinin terasında tuhaf fotoğraflar çektik, üstteki fotoğraf oldukça havalı olsa da aşağıdaki kısımlarda terasımızın sefilliğini görebilirsiniz :)


Dekor olarak yanda gördüğünüz sandalyeyi kullandık. Hiç estetik yokmuş bizde yahu :)


İlk kutlama Türk usulü çiğköfte ve baklavalı ile yapıldı. Gayet enfestiler açıkçası ne yalan söyliyim.

Yalandan şaşıran Gamze

Çiğköfte mumuna dilek dileyen insan



Sonrasında karaokeye gittik, ben mask live'ın karaokesini çok seviyorum. Arkada canlı çalıyorlar siz de gidip bir şarkıcı edasıyla söyleyebiliyorsunuz. Önce arkadaşımla sonra tek başıma söyledim :)


Tek başıma söylerken orkestranın hep pesten, hep erkek sesinden çalmasından şikayeçi oldum tabi haklı olarak. Benim gibi bir diva hemen harekete geçti, bir Bülent Ersoy edasıyla "şunu siiiden çalın çocuuummm" dedim. Tabi ya ben si den çalamıyorum kiler, orkestrada elemanların yer deiştirmesi söz konusu oldu böylece. 

Çok gıcıım, kaprisliyim, fettanım :)

Alttaki fotoğraftan söylebiliriz ki sahneye yakışmıyorum sanki, o ağız ne o ağız ayy yarabbimmmmm


En son arkadaşta bir daha mum üflemece :)


 En son eve geldiğimde canım annem de sürpriz hazırlamış, bununla da doğum günü hedelerim sona eriyor böylece. Kapının arkasında fısıldaşmalarından pek sürprizi kalmamış olsa da :)