20.03.2013

Buenos Dias! Günaydınlar.


Gerçi ben bu postu yazıp yollayana kadar bi öğlen oldu ama olsundu.

Hava gene bir bulutlu, gene kapalı… Tamam, mart kapıdan baktırır ama o da bir yere kadar! Ben böyle bir bunalımlı kış geçirmedim arkadaş, her kış bir öncekinden daha kasvetli sanki. Haksız mıyım? Büyüdük ya hep bundan böyle bence.

Tatil planımı yapmanın verdiği huzurla şu birkaç günümü ya sabır yaaaaa sabırrrrrrrr diyerek geçiriyorum ama bir yerden patlayabilirim. Bir insan ne kadar yoga yapsın, pozitif düşünsün, işi giderek daha az stresli olsun yine de tatil yapmayınca olmuyormuş. Ben bu yıl bir uzaklaşamadım ya İstanbul’dan bunalımım ondan bence. Sinirler gergin. Ancak geçenlerde havuzu bir o yana bir bu yana tavaf ederken fark ettim ki, denizlere hazırım! Kondisyonum yüksek.

Tatil yapmak da bir maliyetli… Ne kadar ucuz, ne kadar konfor aramasan bile bir yere kadar oluyor.  Sonrasında off şimdi o çekilmez, of burda yatılmaz, ne otobüs mü yok allasen derken yine bütçeleri zorluyor. Aman bütçeler zorlansın sinirler zorlanmasın efemm..

Önceki tatillere bakarken bu cafede çekildiğimiz fotoğrafı gördüm, içerisi supernaturalden fırlamış gibiydi. Hayaletli cafe :)




Bu aralar bir filmler seçiyorum, bir filmler seçiyorum; hepsi birbirinden iğrenç çıkıyor, Bir diğer postum bu filmlerle ilgili olacak hehe. Bir absürdler, bir tuhaflar.Tavsiye etmiyorum hiçbirini, maksat bir yerden görüp de izlesem mi diye düşünecek olursanız düşünmeyin diye. Hehehe yok şaka şaka.

 Tam size derken güneş hafif hafif çıktı, hadi bakalım :) İyi günler dilerim...

18.03.2013

Starbucks Kahvesi Eşliğinde Depresyon

 
Havalar gene soğumuş, şimdi gene ısınıyor, gene soğuyor ne tuhaf…
Ya ben de şey oluyor mesela, pozitif düşüncem düşüncem diye o kadar kasıyorum ki aklıma sürekli negatif şeyler geliyor, bir süre sonra kendimi haksız çıkarmaya çabalarken buluyorum. Gerçi tüm okuduğum kitaplarda bununla ilgili çalışmalar da var ama maalesef olmuyor. Mesela dün bir ağlama krizine yakalandım, bir 3 aydır olmuyordu. Çok kötü oldu, nasıl böyle üzerine üzerine geliyor insanın dünya anlatamam. Hani filmlerde olur ya, Türkan Şoray ünlü olur; kapak olduğu dergileri haber yapılan gazeteleri göstermek için yönetmen o dergileri-gazeteleri üst üste atarlar çekerler onu. İşte tüm kötü düşünceler, kötü anılar da beynime beynime fırlatılıyordu sanki. Sonra bu atak kendini sakinliğe de bırakmadı baya bir süre. Şu an yeni yeni düzeliyorum, gülüyorum falan…

Neyse, dün aslında güzel başlamıştı, yogaya gittim böyle bir dinginlik. Sonra meşhuurrrr Çin lokantası Fin geng Din Dong gibi çeşitli isimleri olan, bu açık büfesi olan yere gittik arkadaşımla, baya da bir yedik. Ben bu kızartılmış elma tatlısını pek bir seviyorum onun, böyle azcık yedim ama elimden gelse bir tabağa tepeleme koyup cips gibi yerim. Yerim yani. Ama yemeği de fazla yediğimden abartmadım.

Sonra starbucksa gittik bir kahve içip, konuşalım diye.

Arkadaşlar starbucksın kahvelerini çok seviyorum. Benim için başka hiçbir zincir, lüks lokanta, cafe, brasseire buradaki kadar güzel kahve ya-pa-mı-yor. Ama ve lakin ve fakat geçenlerde gördüğüm kahve ve bunlara ait kalori cetvelleriyle resmen şoke oldum diyemeyeceğim, çünkü epeydir biliyordum. Yine de tekrar bakınca listeye önce “ehe ben şu orta boyu bırakayım” oldum sonra “ya ben mocha almayayım, en iyisi latte; sıcak sıcak, kremasız, şeysiz içeyim ben böyle daha iyi, gerçekten daha güzel” dedim.
Ve bir amme hizmeti olaraktan sizlerle bu kalori cetvelini paylaşayım dedim. Eğer ki Victoria Beckham gibi gözükmek istiyorsanız, bir sonraki siparişiniz büyük ihtimalle filtre kahve –boyut önemli değil-ya da macchiato olabilir ama yok ben ille balık etli olacağım, Kelly Osbourne gibi arz-ı endam edeceğim diyorsanız beyaz çikolatalı mocha orta boy tam size göre. 






Yine de son soğuklarda size gelsin, sıcak sıcak :)

14.03.2013

Missisgamze Dies at the End


Kadınlarda mutsuzluk yaratıcılığı arttırıyor gerçeği var, peki ben neden hala büyük bir başarıya imza atamadım onu bilmiyorum; sanırım yetenek de şart. Bende mutsuzluk sürekli bir iştah açıklığı yaratıyor. Yani sınıf sınıf olabilir mutsuzluğun etkileri. Mutsuzluğundan yaratıcılığı artanlar, örnek Şebnem Ferah; iştahı artanlar, mesela ben.

Artık nişanlar Mezdeke’siz, düğünler farfarasız yapıldığından beri hiçbir şeyin tadı tuzu kalmadı. Ben de düğünümde topluca çakra açmayı planlıyorum. Bahanem de “kalabalığın gösterdiği sinerji minerji”.. Kasap yok yaa kasap?!

Düğünlerde, cool-hüzünlü-naif durmayı planlıyorum

Akşam toplaşıp bu filmi seyrettik “John dies at the end” . Sonu sürpriz olmayan bir film… En güzeli sonu belli olan filmler zaten. Sonunda seni neyin karşılayacağını biliyorsun, diyorsun sonunda John ölmüyor ahaha, film de çok saçma sapandı zaten. Ama güldük yine de. 

Supernatural’da son sezona geldim geleli yeni bir dizi arayışı baş gösterdi. Çünkü 4. Sezondan itibaren izlemeye karar verdim yaklaşık 1 ayda 88 bölüm izleyince, çoğunu da bir haftada izleyince insanda bir beyin travması yaratıyor tabi… O nedenle şu an izlediğim dizi Pretty Little Liars…

O kadar güzel dizi varken neden bunu seçtim ben de bilmiyorum. Çünkü bazı bölümleri çok çok bayık ve ergen. Sadece gizemli bir olayı var onu da merak ettim cidden. Yine de 3 sezon olmuş ve hala daha olay –tabii ki de- çözülmemiş… Bunun da sonunun çok saçma sapan bir şeye bağlanacağına eminim. Çünkü zeka parıltılı bir dizi değil maalesef.  Bir de böyle Secret Circle vardı, onu kaldırdılar ama onu seviyordum bak. O da çocukçaydı ama güzeldi, bunu sevmedim. Bir öğretmen-öğrenci ilişkisi var mesela dizide. Olmamış o yani… Neyse 2. Sezona geçeyim de kararımı öyle vereceğim.

Bugünlerde ben...

Hava güneşlendi etti ne güzel derken bugün yine bir bulutlar, bir yağmurlar geldi. Yağmuru sevmediğim ve sevenleri anlamadığım gibi havanın bir iki derece düşmesine dahi tahammülüm yok. Bir de kar diyorlar yok artık yaa… Fark ettiğiniz gibi son 1 haftadır evde dizi-film izliyorum, evde olmasam bile toplaşıp film izliyoruz. Geçen hafta hastalandığımdan, ağrılar içinde yattığımdan bir şey yapamadım. Bu hafta tam gezmeye karar verdim ki tüm yurtta balkanlardan gelen soğuk hava esintisi… Peh diyorum.

 Oysaki ben aynen bu şekilde gezecektim buhafta :(((