4.03.2013

Falım Fallanmıs

 

Sevgili, değerli blog arkadaşlarım nasılsınız, iyisiniz işallah? Havanın güzel görünüp de insanları aldatıp, incecik çıkartıp da soğuğuyla resmen tedariksiz şekilde yakalamanın hazzıyla, bizleri resmen dövdüğü o mart günlerindeyiz.

Martın ilk hafta sonu benim için çok çılgın başladı. Artık hepsi müşavir olmuş arkadaşlarımla buluşup, kariyer planlarımızdan, hayalimizdeki iş ortamlarından, gelecekte mesleğimizde ne şekilde ilerlememiz gereğinden konuşup durduk, sonra diğerlerinden ayrılıp iki kız kendimize renkli renkli kalemler alıp “iş yerinde bunlar iyi oluyoreee” dedik. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu oldu yani. Kız kısmı böyle oluyor derken, erkek bir meslektaşımızın “0.5 uç kullanacaksınız kalem olarak Pentel Grafik 1000 kullanın” demesiyle dumur olduk tabi. Bu nasıl kalem allasen derken evde bende bir örneğini buldum. Ben tabi her zaman kopkoyu ve kalın yazan kalem taraftarıyım ve Allah’ım ben neler diyorum?!!

Sonra liseden arkadaşımla buluşup önce kahvaltı sonra, tatlı, sonra kahve+fal olaylarına giriştik. Hayatımda 2 ay içinde gelişmeler olcakmış, olunca gel dedi, olmasa da gidicem “sen bana bunun garantisini vermiştin ama ühühühü” diycem.

Fal için taa lise zamanında gittiğimiz, grupça gidildiğinde özel odaları falan olan o köhneeeee, sefilll cafeye gittik. Ama nasıl sevdik, nasıl sıcak bir ortam, iyi ki dedik buraya gelmişiz. Keşke en başından beri buraya gelseymişiz hatta dedik. Fotoğraflar kanıtıdır : ))

Falım çıktı çıktı, çıktığı gibi hemen hepinize haber salıyorum birlikte baktırmaya gidiyoruz ;)

İşte kahvaltı karesi, yüzdeki o tombul ifade akabinde kahvaltı öncesi çekmeyi akıl edemediğim  tabağımın silip süpürülmüş halinin kanıtıdır! Şu yediklerimi çekmeyi bir beceremedim.


Kendi kaküllerimi kendim keserim!!

 Burada aklıma geldi mesela yemeden evvel :P

 


 Bu dogodan aldığım botlar, çok sevimli değil mi? Tamam genç biraz ama sevdim napıyım?!  ^^



Bu afiş için Zeki Demirkubuz'la Nuri Bilge Ceylan gözümün önünde kapıştı, bense fotoğrafı Ferzan Özepetek'ciğime verdim. Karşılığında yemek fotoğraflarımı da aldı, pek sever kendisi yemekli dost toplaşmalarını :))


 Bunlar da meşhur cafenin dekarasyonu :) Biz çok sevdik..
 
 
 Tüm bunların dışında fark ettim ki gerçekten bira göbek yapıyor arkadaşlar. Yani tatlı tatlı içiyorsunuz yok maç keyfiydi, yok filmdi diyerekten sonra ertesi gün bir bakıyorsunuz pantolon sizi zorlamaya başlamış. Yok artık diyorsunuz değil mi? Var efenim var, biranın göbek yapıcı özelliği var maalesef. Bu nedenle bu haftasonu kaçamağını diğer 3 hafta bir şey yemeyerek telafi etmeyi planlıyorum. 

Hepinize çoook mutlu haftalar.... 

6 yorum:

  1. kahkül sana çok yakışıyo bebişim hep kendin kes:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağolasın canım, yok yaza kadar uzatmayacağım :)

      Sil
  2. ha haaaaa çok sevimli yine herşey.
    bot iyimiş sahiden de.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Di mi, ben de sevdim bu dogoları ;)

      Sil
  3. Ayakkabilara bayildim : ))

    YanıtlaSil